bizleri güzele götürebilecek, korkusu olmayan gençler olmalı, günler bambaşka bir pırıltı içinde doğmalı, gecelerden neşe dolmalı yıldızlı gökyüzlerine, durgun göl sularının üstünde dans etmeli çocuklar tan ağarırken, sabahlar durgunluğundan sıyrılıp da can vermeli erkenden yeşile, pınarlardan masumiyet akmalı da arınmalı kırlar, kadını erkeği elele yepyeni şarkılar söylemeli yenileyen tebessümleri, başka türlü hiç şansımız olmayabilir kanaatindeyim..
kurtulmamız gerken binlerce yıllık süprüntü var yüreklerimizde, hepimizin eli bulaşmış kanına samimiyetin, basmakalıp kırgınlıklarımızın üstüne kurulu renksiz diyaloglarımız, beklentilerimiz basmış katran çamur aşk kurgularımızı, kokusu engel sıcak jelimsi tenlerimizin dokunmaya, gizleyememekte gözlerimiz ardındaki o derin boşluğu, sözcükler dökülen dudaklarımızdan yarı yalan yarı küfür çeyrek korku, kuşkuluyum aslında biraz başarabileceğimizden düşünmeyi, yalana gerek yok ever, kuşkuluyum…
2 Yorumlar
Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI
Yorum yapın

demek ki biz gene ve hala ve ever bütünüyle kuşkudayız.
tamamen.